Doğu Anadolu'nun hırçın kışı, Kop Dağı Geçidi'ni teslim almıştı. Tipi, camlara sanki binlerce küçük iğne fırlatıyormuşçasına vuruyordu. Dışarıdaki termometre eksi on yedi dereceyi gösteriyordu ama içerisi, Rıza için tropikal bir ada gibiydi. Rıza, motoru stop edeli yarım saat olmuştu. Yol açılana kadar buradaydı. Perdeleri yarıya kadar çekmiş, dışarıdaki o korkunç beyaz boşluğu izliyordu. Koca tır, rüzgarın şiddetiyle beşik gibi hafifçe sallanıyordu ama bu sallantı korkutucu değil, aksine ana kucağı gibi huzur vericiydi. Kabinin içinde, şoförlerin en yakın dostu olan "Webasto"nun (kuru hava ısıtıcısı) boğuk, güven verici uğultusu hakimdi. O küçük cihaz, dışarıdaki dondurucu soğuğa inat içeriyi hamam gibi yapmıştı.